tumblr visitor

Haber Siteleri

RÖPORTAJLAR

FARUK DEMİREL\'DEN ANKARA HAVASI!

18 Mart 2010, 18:09
CANAN ÖZTÜRK
 
 
Medya Meclisi’nin röportaj köşesinin konuğu Ankara’nın nabzını tutan çok önemli bir isim Faruk Demirel… ATV Haber’in Ankara’daki en önemli isimlerinden biri olan Demirel ile günümüz medyasından emeklilik hayallerinden kadar derin bir sohbet ettik. Aman yanlış anlaşılmasın derin kelimesi son günlerin en çok kullanılan kelimelerinden ama o derinliklerden değil. 
 
Faruk Demirel. 1970 doğumlu. Gazeteciliğe 1989 yılında Türkiye Gazetesi’nde başladı.. Ardından sırasıyla; TGRT, CNN Türk, Star Tv, Habertürk ve ATV’de çalıştı.
 
MEDYA MECLİSİ: 20 yıldır bu piyasadasınız. Hiç sıkıldığınız, “bırakıyım bu işleri” dediğiniz oldu mu ?
FARUK DEMİREL: Evet. Her sabah ve her akşam bunu söylüyorum. En büyük hayalim; İzmir Foça’ya yerleşmek. Balık tutup kitap ve senaryo yazmak. Ama ekonomik şartlar henüz mesleği bırakmama izin vermiyor.
 
MM: Başkentli gazeteciler, İstanbul için hep ‘suyun başı’ derler. Sizin de bir gün suyun başına geçmek gibi bir hedefiniz var mı ?
FD: Meslekte kariyer yapmak için İstanbul’a gitmek son derece önemli. Ancak Ankara’nın da kendi standartları, kendi ağırlığı var. Bu nedenle benim kariyer hedefimde öncelik Ankara ile ilgili. İstanbul da gündeme gelebilir tabi, ama bunu geldiğinde düşünürüm.
 
MM İstanbullu gazetecilerle Ankaralı gazeteciler arasında habere ve hayata bakış açısından fark var mı sizce ?
FD: Bu fark var ama ben bunu normal karşılıyorum. Çünkü Ankaralı gazetecilerin muhatap olduğu isimler, haber kaynakları, iş nedeniyle yüz yüze baktıkları kesim ağırlıklı olarak siyasetçiler ve bürokratlar. İstanbullu gazeteciler için durum böyle değil. Onlar iş dünyasıyla ve sokakla daha çok ilgileniyorlar. Hal böyle olunca yaşananlar karşısında Ankaralı bir gazetecinin verdiği tepki ile İstanbullu gazetecinin verdiği tepki farklı olabiliyor. Örneğin İstanbul TEM’de yaşanan zincirleme bir trafik kazası haber olarak beni hiç heyecanlandırmıyor. Ancak bir İstanbullu gazeteci için tüm şehrin trafiğini etkileme tehlikesi bulunduğu için o kaza son derece önemli bir haber olabiliyor.
 
MM: Uzun süredir Erdoğan Aktaş’la çalışıyorsunuz. Bu uyumu nasıl sağlıyorsunuz ?
FD: 2006 yılının Nisan ayında Star TV Ankara Haber Müdürü oldum ve Erdoğan Aktaş’la çalışmaya başladım. 4 yıldır da bu birliktelik Star, Habertürk ve ATV’de devam etti. Aktaş’la uyum sağlamak zor değil. İşinize sahip çıkın, Anayasa’nın ilk üç maddesi ile toplumun genel ahlak kaidelerine uyun yeter.
 \"\"
MM:
Hiç tartıştığınız, kapıyı vurup gitmek istediğiniz olmuyor mu ?
FD: Haberin mutfağında olan insanlar arasında zaten tartışma yoksa ortada bir sakatlık var demektir. Tartışmamız tabii ki oluyor. Ancak karşılıklı saygı kuralları çerçevesinde. Sonunda bir orta yol bulunuyor. Genelde de o yol, Erdoğan Aktaş’ın söylediği yol oluyor. Çünkü ekibin lideri o. Biz kendi penceremizden doğru gördüğümüz şeyleri kendisine iletiyoruz. Ancak onun verdiği karara da saygı duyuyoruz. Sonuçta ben Aktaş’ı bir amirden çok bir arkadaş, bir dost olarak gördüğümden bu tür tartışmaları da asla sorun etmiyorum.
 
MM: Habertürk’teki çalışma süreniz kısa oldu. Ayrılmanızın sebebi neydi ?
FD: O konuda söylenecek çok şey var ama söylememeyi tercih ediyorum.
 
MM: Neden ?
FD: Yaşananlara verdiğiniz tepki, yaşananlara hangi açıdan baktığınızla doğru orantılıdır. Habertürk’te kendi açımdan bazı sıkıntılar yaşadım ama bunlar belki de benim hatalarımdan kaynaklanmış olabilir. Bu nedenle o konuyla ilgili fazla konuşmak istemiyorum.
 
MM: Belirli kesimler ATV’yi ‘yandaş medya’ olarak nitelendiriyor. Bu yorumlara siz nasıl bakıyorsunuz ?
FD: Son derece yanlış, saçma bir yakıştırma. Türkiye’de 20 tane ulusal yayın lisansı olan kanal var. İzlenme oranlarına baktığımızda en üst sıralarda görülen de 4 kanal var. Baktığınız zaman hepsinin de kendine özgü bir yayın çizgisi var. Bizi hükümete yandaş olmakla suçlayanların, böyle bir durumda diğer kanalları da muhalefet partilerine yandaş olarak suçlaması gerekir. Ama maalesef öyle olmuyor.
 
\"\"
MM:
Haberlerinizde Başbakan ya da hükümetin ağırlığı yok mu ?
FD: Lütfen bir gün oturun televizyon başına ve diğer üç büyük kanal ile ATV’nin ana haber bülteninde Başbakan ve hükümet haberlerinin kaç dakika yer aldığını bir ölçün. Muhtemelen tamamının bu tür haberleri eşit sürelerle verdiğini göreceksiniz. Ancak ilginçtir, bizde hükümet ya da Başbakan haberi olmasını eleştirenler, diğer kanallarda olmasına bir eleştiride bulunmuyor.
 
MM: Yani bir çifte standart mı var ?
FD: Kesinlikle. Biz Doğan Grubu’nda da çalıştık, Ciner Grubunda da.. Şimdi Turkuvaz Grubunda görev yapıyoruz. Çizgimize bakarsanız hiçbir zaman kırıklık göremezsiniz.
 
MM: Sizin gelişinizle birlikte ATV’nin ana haber bülteni de yeniden yükselişe geçti. Bundan sonraki hedef ne ?
FD: Yapılan işe verilen emek asla karşılıksız kalmıyor. Bizden önceki ekip de canla başla çalıştı. Ancak bazı noktalarda bir tıkanma olduğunda kan değişikliği gerekli oluyor. ATV’de yaşanan kan değişikliği bu anlamda oldukça faydalı oldu. ATV ana haber bülteni yeniden potaya girdi. Haftanın en az 2-3 günü haber bültenleri sıralamasında birinci oluyoruz. Bu da bize hem moral hem de gurur veriyor. Bundan sonraki hedefimiz ise ana haber bültenleri arasında birinciliği kimselere kaptırmamak.
 
 
Bizi kırmayan Faruk Demirel’e teşekkürü de bir borç biliyoruz.  
Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...

YAZARIN DİĞER KÖŞE YAZILARI